Kastamonu Tarihçesi

Kastamonu’nun, arkeolojik bazı kazı ve yüzey araştırmaları sonucunda
Paleolitik dönemden günümüze kadar kesintisiz bir kronolojiye sahip
olduğu görülür.
Kastamonunun
bilinen tarihi, Hitit İmparatorluğu ile başlar.
Hititlerden sonra Frigya ve Lidya Krallıklarının
egemen olduğu bu topraklar M.Ö.4.yyda Perslerin
eline geçmiştir. M.Ö.4,yyda
Büyük İskender Anadolu
Ile birlikte Kastamonu topraklarını da Makedonyaya
katmıştır. İskenderden sonra yöreyi ele geçiren
Pontus Krallığı M.Ö.1,yyda Romalılar tarafından
ortadan kaldırılmıştır. Uzun yıllar Roma
İmparatorluğu sınırları içinde kalan Kastamonu
M.S.395 yılında İmparatorluğun bölünmesiyle bütün
Anadolu gibi Bizans İmparatorluğuna katılmıştır.
Kastamonu’nun, arkeolojik bazı kazı ve yüzey araştırmaları sonucunda
Paleolitik dönemden günümüze kadar kesintisiz bir kronolojiye sahip
olduğu görülür. Anadolu arkeolojisi içerisinde bölge üzerine pek
araştırma olmaması nedeniyle Kastamonu üzerine bilgiler de özellikle
erken dönemler için çok yetersizdir. Kısıtlı sayıdaki yüzey araştırması
ve kazı çalışmasına bakarak elde edilen veriler ise bölge
arkeolojisinin Anadolu tarihi açısından yine de önemli olduğunu
vurgular. Yapılan araştırmalar bölgenin Paleolitik dönemle birlikte
neolitik, kalkolitik ve erken tunç dönemlerine kadar kesintisiz bir
yerleşime sahne olduğunu gösterir.
Bu çağların sonrasında,
M.Ö. II. Bin Anadolu tarihi coğrafyasına bakıldığında Kastamonu ve
çevresinde Pala ve Tummana adı verilen kavimlerin yerleşik olduğu
görülür. Bu kavimlerin kullandığı dile Palaca adı verilirken, çivi
yazısı formatındaki yazılarını içeren çok az sayıda kil tablete de
Hitit arşivlerinde rastlanmıştır. Büyük ihtimalle Transkafkasya kökenli
olan bu kavimler yakın akrabaları olan Hititler ve Luwiler ile aynı
çağlarda Anadolu’ya gelmiş ve bu bölgeye yerleştikleri düşünülmektedir.